14 Kasım 2007 Çarşamba

Pişmanlık

"Elimde sensizliğim

Aklımda güzel günlerim

Yatağımda yalnızlığım

İçimde buruk bir hüzün

Seni kırdığım için pişmanım sevgilim

Hani o eski günler varya

Mutlu mesut anılarımız

Zamana inat sevişmelerimiz

Sonsuza inat öpüşmelerimiz

Söyle nerde kaldı şimdi

Ölüme dek birlikteliğimiz"

N.Orkun Çeviker

7 Kasım 2007 Çarşamba

Düş Sokağı Sakinleri

Düşsel diyarlara yolculuk... Evet, ben dinlerken kendi çıktığım yolculuğu böyle tarif ediyorum. Dinlediğim her şarkılarıyla kendi içimde yeni yolculuklara çıkmamı sağlayan “Düş Sokağı Sakinleri”, 1993 yılının sonbaharında girdi ilk olarak hayatlarımıza, ilk o zamanlar başladılar hayatlarımızı şekillendirmeye. Ruhumuza ilk dokunuşlarını “Düş Sokağı” adlı albümleriyle yaptılar. İlk başlarda hayran kitlelerini, üniversite öğrencileriyle başladılar genişletmeye. Müzik hayatları boyunca az ama öz bir dinleyici kitlesine sahip olan grup ilk albümlerinde özellikle “Hoşçakal”, “Sevdan Bir Ateş”, “Al Beni Yar” isimli şarkılarla gönüllere taht kurmaya başladılar. Ne kadar bu şarkılar 1993 yılında ilk kez yayınlanmış olsalarda yıllar sonra popülariteleri arttı ve hala kafelerde hangi canlı performans dinlerseniz, hepsinde söylenen ve herkesçe eşlik edilen şarkılardır. 4 yıllık bir aradan sonra “Yaşadıkça” adlı albümlerini, kış soğuğunda ruhlarımızı ısıtırcasına piyasaya çıkardılar. Ne kadar ilk albümlerine göre sönük gibi duruyor olsada kendi içinde ayrı bir felsefesi ve dinlendikçe artan derin anlamları bulunmaktadır. Özellikle bu albümlerinde beni alıp uzaklara götüren ve derin izler bırakan şarkılarından biri olan “Gayret Et Güzelim”, mükemmel melodik akışkanlığının yanında insanın kendi içinde derinlerine inebilmesini sağlayan sözleriyle harika ötesi bir sanat eseridir.

“Gitmem gerek bu şehirden
Bir rüya oldun sevdamın gergefinde
Neden çocuklar beni gösteriyor
Yağmur yağsa güneşin yerine
Ha gayret güzelim gayret
Biter elbet bu yağmur sabret
Sensizlikten olsa gerek
Çekilmez oldu buralar
Hep benle beraber bulamadıklarım
Bak cesaretim yok artık
Geç oldu yorgunum
Yine deli oldum sayende
Saçında rüzgâr
Ha gayret güzelim gayret
Biter elbet bu yağmur sabret
Ayrılıktan olsa gerek
Gecikiyor sabahlar
Hep benle beraber unuttuklarım
Dönmüyor epeydir başım
Denizler yalan
Sevmek ateş olurmuş derler
Yanmak yalan
Şimdi öyle uzak ki geldiğim yollar
Yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
Bir çocuktum sevmiştim
Avuçlarımda aynalar
Gayret et güzelim elini uzat
Ha gayret güzelim gayret
Biter elbet bu yağmur sabret”

Ve yılların 1999’u göstermesi, bence kariyerlerinin doruk noktasını işaret eden bir dönüm noktası olmuştur. Bu yılın yine karlı bir döneminde piyasaya çıkan “Üç” isimli albümleri bence en iyi albümleri olmuştur, kendi içerisinde “Ayrılık”, “Ölümler”, “Hüzün Kovan Kuşu”, “Sen Yine Seni Sev” ve “Veremem Sana Acımı” gibi çok anlamlı parçalar bulunmaktadır. Bu albümdeki şarkılarda olan tezatlık insanı ölüm ve yaşam arasında düşündürmeye kadar itiyor. Bu albüm sonrası Düş Sokağı Sakinleri 500 üzeri konser ile hala hemen hemen hiçbir grup ya da sanatçının başaramadığı bir başarıyı ellerinde tutmaktadırlar. Müzik hayatları boyunca şehir şehir gezerek, dinleyicileriyle buluşarak onların düşsel yolculuklarına önayak olmaya çalışan ikili ne yazık ki müzik hayatlarına ayrı devam etme kararı almışlardır.

Grup Üyeleri:

Murat Yılmazyıldırım

Murat Çelik

Albümleri:

Düş Sokağı 1993 - Eylül (Piccatura)
Yaşadıkça 1997 - Şubat (EMI)
Üç 1999 - Kasım (EMI)


N.Orkun Çeviker

5 Kasım 2007 Pazartesi

Boşver sorma beni...

Boş ver sorma beni... Nasılsın deme bana, sorma son günlerde neler yaptığımı… Boş ver beni... Bugüne kadar nasıl sormadan dayandıysan bundan sonrada dayan, sorma nasıl olduğumu, söyleyemem, anlatamam nasıl olup neler hissettiğimi. Onun için boş ver sorma bana nasılsın diye… Ben yine bakarım bir şekilde başımın çaresine, bir şekilde alışırım sensizliğe… Bir yolunu bulurum elbet… Boş ver beni, sorma nasılsın diye, merak etme beni daha öncede etmediğin gibi… Ağlama benim için, dökme o kıymetli gözyaşlarını, ben fazlasıyla döküyorum zaten bide sen dökme benim için, bırak kalsınlar seninle, kıyamam senden kopan her bir parça için… Bu saatten sonra dökme benim için o yaşları, artık silmek için yanına gelemem, yanındaykense silmek için dokunamam gözyaşlarına, kırılırlar. Cesaret edemem dokunmaya hele ki her şey bitti demenden sonra, yaklaşamam yanına, bakamam gözlerine, yanında gözyaşlarına boğulmayı göze alamam, yapamam bu deliliği… Onun için sorma beni, boş ver, sorma nasılsın diye… Beni boş ver bundan sonra sadece seni konuşalım, yaptıklarından bahsedelim, senin dertlerine çözüm bulalım, senin sevinçlerini kutlayalım, senin planlarından bahsedelim, senin doğum gününün kutlayalım. Boş ver beni, bu saatten sonra hiç mevzubahis etmeyelim beni. Ne yaptığımı, ne yapacağımı sorma bana bu yüzden, doğum günümüde boş ver, hatırlama eğer gelirse de aklına, onuda kutlamayalım, her şey gibi onuda ben hallederim, kutlarım her şeyde olduğu gibi bir başıma. Yorma sen kendini beni düşünerek, ben erkeğim ya bakarım başımın çaresine, bulurum elbet her şey gibi onunda bir yolunu. Onun için boş ver beni, sorma son günlerde neler yaptığımı, sorma gurbet elde aç olup tok olmadığımı, boş ver sorma beni, boş ver sorma bu saatten sonra daha önce sormadığın gibi, yine sorma… Sanki soracakmışsın gibi kalsın, bırak böyle bileyim. Bari bunu için dökmeyeyim gözyaşları, boş ver hiçbir şeyi sormadığın gibi bunuda sorma, boş ver beni… Unut ne çok sevdiğimi…


N.Orkun Çeviker

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...