25 Ekim 2008 Cumartesi

Yar Olmadın...

Geri vermez hayat, geri vermez zaman, dönüverse dünüm
Ah çok üzgünüm çok, işte buyum, dayanamadım özleme
Seni vermez alan, seni sormam yalan değil, beni sevmez gelenler
Kıyaslamam zor, belki ölüm kanıtım olur sözlere

Geliversen aslında çok özledim belki bugün
Gelirsin diye, yolunu durur gözlerim
Geliversen aslında çok özledim, belki bugün
Yorulur da, yalanı görür gözlerim

Yar olmadın var olmadın, darılmadım kırılmadım
Yar olmadın var olmadın yanımda

20 Ekim 2008 Pazartesi

Bilir misin?

Sevilemeyen biri olmak,
Onemsenmemek,
Girdigin her ortamda dislandigini hissetmek,
Insanlara gosterdigin gulen yuzunun maskesinde gozyaslarina bogulmak,

Nedir bilir misin?
Bilir misin en acisindan bu duygulari tatmayi

Her gece mabedin belledigin odanda tek basina hatiralara gomulmek,
Hayal kurarak gecirdigin saniyeleri en mutlu oldugun anlar olarak mimlemek,

Nedir bilir misin?
Bilir misin en tazesinden her gun bu duygularla uyanmayi

Melankoli Hali

Biraktigin koca bi bosluktayim,
Yokum bu hayatta,
Hic olmadigim gibi,
Varolmak istemedigim gibi...

10 Ağustos 2008 Pazar

Saf Aldanışlar

Şu hayattaki tüm kaçışlarım, vücudumdaki yaralarım…

Bunca yıl geçmesine rağmen bazı şeylerin yeni farkına varmak böyle bir şey olsa gerek… Hayatına girdiğim herkesi mutsuz etmek, onların hayallerini altüst etmek… Kendimi aldatılmış hissederdim, meğerse insanları aldatan, kıran, üzen benmişim şimdi anlıyorum, şimdi kendimle olan şüphelerim bir beden buluyor... Meğerse sadece bir hatadan ibaretmişim… Varlığı rahatsız etmeyen, yokluğu mutluluk veren bir hatadan ibaret olmak, aslında ölüme bir adım daha yakın olmakmış…

Bedenimde oluşan hiçbir yara kesmiyor artık, hiçbir yara dindiremiyor bastıramıyor ruhumun yakarışını… Bir kenara oturup, şahit olmaktan ibaret tüm yapabildikleri… Şahit olmak ruhumun sessiz çırpınışına… Son bir altın vuruş aslında gereken, bir hatadan ibaretken… Ne yapsa eline yüzüne bulaştıran, hayatta hiçbir şeyi başaramayan, sadece insanların yüzünde sahte gülümsemeler bırakabilen bir ruhtan ibaretim… Kendine yardım için uzanan elleri dahi kıran, yalnızlığı hak eden ve ömrü boyunca tek başına yaşamaya mahkûm bir mahlûkat olmak… Yaşamasının bir anlamı olmayan, varlığı kimse için bir anlam ifade etmeyen bir mahlûkat…


N.Orkun Çeviker

29 Mayıs 2008 Perşembe

AŞK

7/24 yanımda olmanı istiyorum, geceleyin ansızın kâbuslar sıçradıklarında beynime, göz kapaklarımı araladığımda seni bulmak istiyorum yanı basımda, çaresiz kaldığım anlarda senin o ipeksi dokunuşlarınla sakinleşmek istiyorum, en sinirli olduğum zamanda bile gözlerinin derinliklerinde kaybolarak eriyip huzura ermek istiyorum. Söylesene çok mu şey bekliyorum hayattan? Sadece seni istiyorum...

15 Nisan 2008 Salı

Ansızın

Giderim bir gece ansızın

Dönüp arkama bakmaksızın

Kaç yaşlı göz var saymaksızın

Giderim bir gece ansızın

Bir cevap beklemeksizin

Kaç mutlu yüz var saymaksızın

Giderim bir gece ansızın

Ne olup bittiğini anlamaksızın

Kaç timsah gözyaşı döken var saymaksızın

Giderim bir gece ansızın

Gerçekleri haykırmaksızın

Hiçbir şeyin değişmeyeceğini bilmeksizin

Sevmediğini görmeksizin

Nasıl olsa hepsi sizin

Alın her şeyi elimden düşünmeksizin

İşte gidiyorum bu gece

Varın eğlencesine olduğu için istediğinizin


N.Orkun Çeviker

13 Nisan 2008 Pazar

Yaprak

Kurumuş bir yaprağım ben
Rüzgarım olmadan kıpırdayamam
Sen olmadan hayal kuramam
Rüzgarına kapılmadan hayat bulamam

Kurumuş bir yaprağım ben
Rüzgarın olmadan toprak üstünde kalamam
Sen olmadan ayaklarımı yerden kesemem
Rüzgarına kapılmadan özgür olamam


N.Orkun Çeviker

7 Nisan 2008 Pazartesi

Son krallık..

Zamanında bir düş yaşanmış gerçekle hayal arasında, güzellede çirkin… Hayatta zıtlığı anlatan ne varsa hepsi bu düşte yerini almış… Sevgi ile nefret, iyi ile kötü ve daha niceleri bu düşü güzel sonlandırmaya çabalamış… Düşün geçtiği topraklar o kadar bereketliymiş ki, bir eken bin elde ediyormuş, toprağı sıksan mutluluk fışkırırcasına bereketliymiş, ağaçlar desen onlarında dallarında çeşit çeşit umutlar sallanırmış, herkes istediği umudu koparır ve yaşarmış… Her şey o kadar tozpembeymiş ki iyi ile kötünün kötüsünün, güzelle çirkinin çirkininin, sevgi ile nefretin nefretinin ve diğer kötülüklerin yapmaya çalıştıkları oyunu fark edemez olmuşlar insanlar… Ta ki o bereketli toprakların, umut ağaçlarının, düş sokaklarının üstünü karanlıklar kaplayıncaya kadar kimse bir şey fark edememiş, ne güzel, ne iyi, ne sevgi… Şehri karanlıklar basıvermiş bir gece güneşi karartıvermişler. Nefretin, kötülüğün, çirkinin gölgesi şehri kapladığında halk isyan etmiş krallığı alaşağı etmişler, kralı ipe geçirmişler, bedeni beyazlayana kadar sallandırmışlar meydanda… Şehirde ne düzen, ne adalet, ne hukuk, ne demokrasi hiçbir şey kalmamış… Şehir talan edilmiş ve terk edilmiş bir gece ansızın, bırakılmış tek başına kralın cesediyle baş başa… Ve kötülükler galip gelmiş, düzeni bozmuşlar kralı öldürtmüşler… Daha önce de başka krallıklara yaptıkları gibi… Ve şehrin üstünden gölgeler çekilmiş gün gelmiş… Geriye ise yıkık harabeler ve kalıntılardan başka bir şey kalmamış… Fakat krallığın bulunduğu o bereketli topraklar tekrar bereketlenmiş kralın gözyaşlarıyla, ne tanrının yağmuru nede seli oraya uğrar olmuş, sadece kralın döktüğü yaşlarla beslenir olmuş topraklar belki de yeni bir medeniyete ev sahipliği yapabilmek için… Şimdi o topraklara gittiğinizde yıkıntıların arasından tüm vadiye yayılan su kaynağını sizde görebilirsiniz ve iliklerinize kadar hissedebilirsiniz…


N.Orkun Çeviker

Rüzgâr

Aradığım sadece bir rüzgâr
Bu rüzgâr ki hayat defterimin,
Tertemiz boş sayfalarını aralasın
Güzel anılarla doldurabilmek için

Aradığım sadece bir rüzgâr
O rüzgâr ki saçlarımı dağıtsın
Alıp götürsün dertlerimi, tasalarımı
Mutluluklar yerleştirebilmek için

Aradığım sadece bir rüzgâr
Alıp götürebilsin beni bu diyardan
Aslında yakınımda olan uzaklara
Bir ekim sabahında uyanabilmek için

Aradığım sadece bir rüzgâr
Kulağıma senin adını fısıldayacak
Bir uğultu gibi kaybolmayacak
Ama sadece bana ait olacak!


N.Orkun Çeviker

3 Mart 2008 Pazartesi

Elveda.

Hayatlarımızdan kayıp giden yaşam sevinci

Tepetaklak olan hayat döngüsü

Zaman içinde gölgeler altında kalan umutlar

Birbiri ardını izleyen yaşam kalıntıları

Hepinize elveda demek ne kadar zor…


N.Orkun Çeviker

Gideli çok olmuş..

Gideli çok olmuş meğer

Beklemekten yorulmuşçasına ellerimi yüzüme kavuşturdum

Ağladım, saf yaşlar döktüm dönmeyeceğini bilerek

Hasta oldum, yorgun düştüm

Dönmeyeceğini bilerek vazgeçemedim

Sevemedim senden sonra bir başkasını

Bulamadım senin sıcaklığını başka bir bedende

Acı çektim, kriz geçirdim, aradım seni

Bulamadım…

Hayata küstüm, kaderime yenildim

Mücadele edemedim, yenik düştüm

Elveda dedim sen hariç herbirine

Yinede bekledim olmadığın halde

Dönmeni yüreğimde

Biliyordum en başından beri

Ama karşı koyamadım

Güçsüzdüm, bitkindim her zamankinden daha çok

Ağladım günlerce

Anladım…

Gideli çok olmuş meğer


N.Orkun Çeviker
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...