14 Temmuz 2009 Salı

Avucumda bir demet hayalkırıklığı

Yazık, gerçekten yazık... Bir insan bütün bunları yaparken, seni beni tanıyanların, 3. şahısların gözünde ne duruma düşeceğini hiçmi düşünmez. Yüce rabbim akıl vermiş düşünebilelim diye, göz vermiş görebilelim diye, kulak vermiş duyabilelim diye, ve herşeyden öte kalp vermiş hissedebilelim diye... Oynadığın oyunda sana eşlik edenlere biçtiğin rolü kafana göre değiştiriyorsun, dün sevgilin olan bugün sadece fotoğraf olmuş oyununda, neden? Her ne amaçla yapıyorsan işe yaramadığı için mi, yada şu anki konumunu o anki durumun devam etmesi durumunda olabileceklere yeğlediğin içinmi? Cevabı ikimizde çok iyi biliyoruz. Yaptıkların o kadar komikki, cidden bazılarını gülüyorum. Hiçbiri umrumda değil diyerek yalan söylemiyecem. Evet umurumda! Sana 13 ayımı adadım, ve bu ilişkinin sonunda büründüğün rol gerçekten koca bir hayal kırıklığı. Benim tanıdığım sen bu değildi, belki senin tanıdığın bende şimdiki ben değilimdir. Ama bilemiyorum... Şu an için tek bildiğim, tek kıyaslayabildiğim birşey var, oda benim yerimde olman durumunda sadece hissettiklerimi anlayabilecek olman, gördüklerimi görebilecek olman! Bugüne kadar çok şükür kimseye ne kin besledim, ne nefret ettim. Hepsi unutulup gidiyor, kum saatinin dolan kısmında boğuluyor, eriyor, bitiyor... Geçen onca zamanın adından o kadar şey kaldı ki geriye, yeri geldi yanına gelemedim paragöz oldum, karı parası yemeye çalışan p.ç oldum ve bu ifadeni tüm arkadaşlarına dikte ettin, yeri geldi söylediğin saçmalığa, saçmalık dedim ve sonunda benim dediğim gibi gelişti, ama ben adi, şerefsiz pisliğin teki oldum, yeri geldi senin deyiminle yetersiz oldum, gün geldi kişiliksiz, cesaretsiz, erkek müsvettesi, kendi başına karar alamayan biri oldum, sonra başka bir gün geldi erkekliğime laf ettin... Hepsini yuttum, bugüne kadar inandırdığını düşündüğün yalanların gibi bunlarıda yuttum, ama olmadı yetersizim ya, yetemedim yada herdefasında daha fazlasını istedin, bilmiyorum. Bu bir sitem mektubu değil, nede içimde birikenleri kusacağım bir yazı! Sadece anlatmak istediğim, beni hiç anlamadığın, hiç kulak vermediğin, yada ben kendimi ifade edememişimdir, bilmiyorum... Her ne ise gerçek olan, sonuç olarak bildiğin tanıdığın Orkun aslında göründüğünden daha yaralı, daha hassas, daha kırılgandı. Sessiz gözyaşlarıma sırt çevirdiğin her gecenin sabahında sen yeni bir güne uyandın, bense gözlerimdeki biriken yorgunluğu, ruhumdakilerle atmaya çalıştım.

Adsız Özlem

Gerçekler nerde, hüzünler çoğalmış..
Aşk için kurduğum düşlerin yerini,
Kocaman yanılgılar almış.

Geriye dönemem, ölümden beterdir yenilgiler.
Gözyaşlarım birer birer, uykularımda toplanmış.

Gece oldu, sözüm bitti, uykum geldi, yatağım boş, üşüyorum, nerdesin?
Tükendim artık, sen yoktun, hiç olmadın, ben ağladım, sen güldün, nerdeyim?

Sevgiler nerde, gerçekler yalanmış.
Aşk için kurduğum düşlerin yerini,
Kocaman yanılgılar almış.

Günleri geçiremem, kalbimden düşer sevişmeler.
Gidişlerim birer birer, özleminde çoğalır.

Gece oldu, sözüm bitti, uykum geldi, yatağım boş, üşüyorum, nerdesin?
Tükendim artık, sen yoktun, hiç olmadın, ben ağladım, sen güldün, nerdeyim?

Söz-Müzik: Murat Yılmazyıldırım


N.Orkun Çeviker

0 Haykırış :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...