31 Mart 2010 Çarşamba

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan...

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.

İki ucu keskin bıçaktır bu işin...

Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman...

Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.

Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak İçin uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?

Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana...

Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası...

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. "Yürek sesi ne?" bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu...

Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...


NAZIM HİKMET RAN

8 Mart 2010 Pazartesi

~gün gelecek...

Gün gelecek elbet, gün aydınlanacak, güneş doğacak penceremden... Bende diğer herkes gibi yenileneceğim, yeni bir hayat, yeni yeni yeşeren umutlar ve yüzümde bir gülümsemeyle bakacağım penceremden dışarı. Bir heyecanım olacak hayata karşı, sana karşı, ona karşı, kendime karşı. Gün gelecek, elbet o gün gelecek, en azından gözlerimi yumarken bu hayata mutlu olacam, sonuç olarak o gün gelecek, gelmiş olacak…

N.Orkun Çeviker

6 Mart 2010 Cumartesi

"Kimseden bir beklentim yok, hiçbiriniz kasmayın kendinizi... Bugüne kadar nasılsanız aynen devam edin, yapmacık oyunlarınıza ihtiyacım yok!"

4 Mart 2010 Perşembe

Terapi - 2

Uzun bir aradan sonra tekrar yazıyorum, kime yazıyorsam, sanki takip eden var veya okuyup içi parçalanan biri var... Olmadığını biliyorum, olmayacakta... Yazıyorum işte, sadece yazmak istediğim için gecenin bu saati uyuyamadığım yatağımdan çıkıp, sırf birşeyler yazmak için bilgisayarı açıp başına oturan ben... Maksat kimselere dökemediğim, döktüğüm kişilerin de umursamadığı hislerimi yazarak bir nebzede olsa piskolojik bir boşalma yaşamak... Şu an yazacaklarım belki çok bencilce olacak ama öyle hissediyorum işte... Kimse için ne kin besledim, ne lanet okudum nede başlarına çorap ördüm, ama hayat tarafından başına çorap örülen hep ben oldum... Tek istediğim umursanmaktı, değer görmekti, sevildiğimi hissetmekti, yüreğimde bir sıcaklık hissedebilmekti... Şimdi buz gibi bir yürekle evcilik oynuyorum tek başıma... Sanki benimkisi gündelik bi melankoliden ziyade, ömürlük bir yalnızlığa mahkumiyetmiş gibi geliyor çoğu zaman... Ve işte bencilsin diyeceksiniz ama, öyle hissediyorum, kendime aksini ispatlayacak birşeyler gelmiyor başıma. Döktüğüm gözyaşlarının haddi hesabı kalmadı, iyileşemiyorum, sadece erteliyorum, erteliyorum ve erteliyorum... Herşeyden ümidimi kestim... Şans birkere olsun yüzüme gülmez oldu, aksine şanssızlıklar başımdan eksilmez oldu... Yazdıklarımı okumadım, belkide yayınlamam bile, bilmiyorum aslında neden yazdım onu da unuttum, belki de kendimle bi başıma kalmaktan korktuğumdandır, bilmiyorum... Sadece gidebilmeyi isterdim... Gidebilmek umuduyla, hoşçakal, hoşçakal sevgilim...

N.Orkun Çeviker
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...