4 Mart 2010 Perşembe

Terapi - 2

Uzun bir aradan sonra tekrar yazıyorum, kime yazıyorsam, sanki takip eden var veya okuyup içi parçalanan biri var... Olmadığını biliyorum, olmayacakta... Yazıyorum işte, sadece yazmak istediğim için gecenin bu saati uyuyamadığım yatağımdan çıkıp, sırf birşeyler yazmak için bilgisayarı açıp başına oturan ben... Maksat kimselere dökemediğim, döktüğüm kişilerin de umursamadığı hislerimi yazarak bir nebzede olsa piskolojik bir boşalma yaşamak... Şu an yazacaklarım belki çok bencilce olacak ama öyle hissediyorum işte... Kimse için ne kin besledim, ne lanet okudum nede başlarına çorap ördüm, ama hayat tarafından başına çorap örülen hep ben oldum... Tek istediğim umursanmaktı, değer görmekti, sevildiğimi hissetmekti, yüreğimde bir sıcaklık hissedebilmekti... Şimdi buz gibi bir yürekle evcilik oynuyorum tek başıma... Sanki benimkisi gündelik bi melankoliden ziyade, ömürlük bir yalnızlığa mahkumiyetmiş gibi geliyor çoğu zaman... Ve işte bencilsin diyeceksiniz ama, öyle hissediyorum, kendime aksini ispatlayacak birşeyler gelmiyor başıma. Döktüğüm gözyaşlarının haddi hesabı kalmadı, iyileşemiyorum, sadece erteliyorum, erteliyorum ve erteliyorum... Herşeyden ümidimi kestim... Şans birkere olsun yüzüme gülmez oldu, aksine şanssızlıklar başımdan eksilmez oldu... Yazdıklarımı okumadım, belkide yayınlamam bile, bilmiyorum aslında neden yazdım onu da unuttum, belki de kendimle bi başıma kalmaktan korktuğumdandır, bilmiyorum... Sadece gidebilmeyi isterdim... Gidebilmek umuduyla, hoşçakal, hoşçakal sevgilim...

N.Orkun Çeviker

0 Haykırış :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...