12 Haziran 2010 Cumartesi

Karpuz kabuğundan hayaller kurmak...

Küçük bir çocuğun ki kadar saf ve temizdi düşlerim oysa ki... İyi niyetli olmanın, kendini birine adamanın aslında yenilgiyi kabullenmek olduğunu gördüm... Sevdim, çok sevdim... Ben sevdikçe sen gittin, ben sevdilçe sen öldün... Şimdi yapayalnız bir başımayım, hep öyleymişimde bihabermişim aslında... 2 yıl boyunca tüm yaptığım karpuz kabuğundan hayaller kurmaktan başka birşey değilmiş meğersem, şimdi anladım... Şimdi karpuz kabuğundan yarattığım dünyamdan gidiyorum, herşeyi geride bırakarak, seni ve kabukları bir başınıza bırakarak...


N.Orkun Çeviker

5 Haziran 2010 Cumartesi

Terapi - 3 (terapiden çok uzak kaldı sanki...)

Ölesiye sevmiştim oysa ki, istesen canımı verirdim bir gülüşüne dahi... Nerdeydik, nereye geldik farkına varamadan... Sanmıyorum ki ne sen nede ben kimseye bidaha birbirimize davrandığımız gibi davranamayız, ki sen davranmamışsında... Birbirimizi bizden başka kimse şu anki olduğumuz halimizle kabul edemez, heleki ben... Düşünüyorum hep, acaba tek ben miyim yüreği parçalanan, tek ben miyim acı çeken... Bulduğum cevap hep evet oluyor... Aksini düşündüremiyorsun bana, düşündüremedinde hiç... Yada düşünmem gerekiyor muydu oda tartışılır, hele ki duygularını ifade ettikten sonra... Ve ben bu duygularını bilmeme rağmen geldim sana, inandım sana... O sözlerin gerçek olmadığına inandığım gibi. Şimdi o günden geçen onca gün sonra nalıyorum ki hiçbişeye inanmamalıymışım... Sen sevmemişsin ki ben, düşünmemişsin ki beni, benim için endişelenmemişsin ki hiç, özlememişsin ki hiç... Beni olmakla suçladığın her kelime aslında senin kalbinden kabaranlarmış... Bilmiyorum, şimdi dönüp arkama baktığımda, gerçekten inanmıştım sana, gerçekten inanmıştım bize, daha önce kimseye inanmadığım şekilde "biz" vardı... Koca bir yalanmış meğerse... Bu saatten sonra önceden de olduğu gibi sen hayatına kaldığın yerden devam edecen, nasılsa senin ortaya koyduğun, boşa giden, kalbini parçalayan bir emek, çaba olmadı... Önceden olduğu gibi yine 1 aya kalmaz başka biriyle yürürsün yürüdüğümüz yolları, başka birine söylersin bana söylediğin sözleri, o başka biri olur belini kavrayan, saçlarını okşayan, dudaklarını öpen... Kısaca hayatının anlamı olan, hayatına neşe katan, kalbinin normalden daha fhızlı atmasına sebep olan o bir başkası olur... Bense uğradığım hayalkırıklığının sayısını unutmuş bişekilde yine kabuğuma çekilirim, yine aklına gelmem, yine düşünülmem ve yine, yine ben hiç olmamışım gibi kayar giderim hatıralarından... Söyliyecek çok bişeyim kalmadı, bu hayatı sevecek daha fazla gücüm kalmadı. Yine ben olacam ağlayan, yine ben olacam üzülen, yine ben oalcam yas tutan, yine ben olacam eski günleri yad eden, yine ben olacam seni aklından atamayan...

N.Orkun Çeviker
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...