15 Temmuz 2010 Perşembe

Ben

Korkmuyorum gözyaşlarımdan, sensizlikle gözümü korkutmaya çalışmandan korkmadığım gibi, korkmuyorum gözyaşlarımı dökmekten. Neysem oyum ben ve o olarakta kalacağım. İtham ettiğiniz iğrenç şeylerin hiçbiri ben değilim, biliyorum, tanıyorum kendimi. İyiliğimle kötülüğümle varım ben. Ne bir eksiği, ne de bir fazlası, ben buyum işte. En başta kabullendiğiniz benim, sonradan beğeneceğiniz ben olmayacağımda. Seviyorsanız seviyorsunuzdur, sevmiyorsanızda yapabileceğim birşey yoktur. Elbet benim de bir hayatım olacak, bir karım, bi işim, belki bi evim, belki de bir arabam bile olacak. Belki de hiçbiri olmayacak ama mutlu olacam en azından. Belki tek göz odada kalacam, belki boğazımdan et dahi geçmeyecek, belki belki hatta ayakkabıları yırtılan çocuğum için bir çift ayakkabı dahi alamayacağım. Ama mutlu olacağım... Belkide hiçbiri ama hiçbiri olmayacak, ne bir ev, ne bir eş, ne çocuk, ne araba... Hatta ve hatta belki mutlu bile olmayacağım... Ama var olan tek birşey olacak, oda "ben"... Ben "ben" olarak var olamadıktan sonra hangibirinizin varlığının bi anlamı olacak benim için? Hiçbirinizin. Mutlu bir ben yada mutsuz bir ben... Varlıklı bir ben yada varlıksız bir ben... Her ihtimalin için de ben olmazsam, o ihtimallerin ne anlamı olabilir benim için?

N.Orkun Çeviker

8 Temmuz 2010 Perşembe

Who?

" I wanna know what love is
I want you to show me
I wanna feel what love is
I know you can show me"
Foreigner

Oyun Bahçesi

"İlişkilerde diğer tarafın canı sıkkın olduğunda, yapacak birşey bulamadığında belki de kafansıda kurduklarının bir parçası olarak; gelip içimdekilerle istediği gibi oynayıp, sonrada hiçbişey olmamış gibi çekip gidebileceği bir oyun bahçesi oldum bugüne kadar hep. Artık oyun bahçesi olmak istemiyorum, diğer taraf gibi sevilen, değer gören, fedakarlık edilen kişi olmak istiyorum."

N.Orkun Çeviker

2 Temmuz 2010 Cuma

1 Temmuz 2010 Perşembe

Takıntı?

Nedir bu bendeki? Bir anlayabilsem... Takıntı diyorlar yada bazı şeyleri yediremediğim için böyle olduğumu düşünüyorlar. Farkındayım aslında neyin ne olduğunu fakat gerektiği gibi davranamıyorum, gerektiği gibi hissedemiyorum. Neden kurtulamıyorum bu illetten, nasıl bir bağımlılıktır bu arkadaş! Anlam vermek olanaksız. Gidip bir bağımlılık programına mı dahil olmalıyım bilemiyorum. Biliyorum içimde kalan şeye sevgi denemez! Onca şey yaşattıktan sonra hala onu seviyor olamam değil mi? Hala seviyorsamda bendeki ahmaklıktan başka birşey olamaz. Hiçbişey içinde sorumlu olamam. Hele ki ayrıldığımız(!)dan 1 ay sonra bi başkasıyla birlikte olan, kendi tabiriyle yiyişen biriyle... Bir yandan gel özledim seni, sana hediye aldım, yılbaşını birlikte geçirelim derken, öteki yandan bir başkasıyla gezip tozan birine karşı bir sorumluluk hissetmemem lazım, kimi gerekçelerle benim yapmamı istediği şeylerin aynılarını kendisi yapamayan birine karşı bir sorumluluk hissetmemem lazım, ben "biz" için kilometreler kat ederken metreler kat etmekten aciz olan birine karşı bir sorumluluk hissetmemem lazım ve daha nicesi için bir sorumluluk hissetmemem lazım, hissetmeyecem de... Şu an değil ama elbet gün gelecek ve özgür kılacam bize ait kalan her sokağı, her mekanı, her anıyı... Ve emin ol benden daha çok seven biri çıkmayacak karşına, neyazık ki olmayacak bir başka ben hayatında... Bu hale gelmemizin sorumlusu sensin, sen ve egoların, sen ve gururun... Artık yoksun hayatımda...

N.Orkun Çeviker
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...