31 Ağustos 2010 Salı

Şimdi ölmek istemem, daha hiç gülmeden... Çoban yıldızı... Sen benle kal... Çoban yıldızı... Hep benle kal...

20 Ağustos 2010 Cuma

Canavar

"Her kim bir canavarla çarpışmayı göze alırsa, bir canavar olmayı da göze alsın. Çünkü karanlığa uzun süre bakarsanız, karanlık da sizin içinize bakmaya başlar."

Friedrich Wilhelm Nietzsche
____________________________________________________________________

Ne güzel demiş Nietzsche, ağzına sağlık diyesi geliyor insanın içinden. O yüzden siz-sen zavallıların karanlık oyunlarına alet olmayacam daha fazla, kendi karanlık dünyan-ız-da karanlık oyunlarını-zı tezgahlamaya devam edin. Nasıl yapılacağını çok iyi bilirsin-iz. O yüzden seni-sizi yaradana havale ediyorum, nasılsa senin-sizin için düşündüğü güzel planlar vardır. Ne hakkımı helal ediyorum nede beddua ediyorum. Yeter ki benden uzak dur-un! Gidin pisliklerini-zi bulaştıracak başkalarını bul-un. Bugüne kadar insan gibi davrandım, bundan sonrada insan olarak kalacam!

19 Ağustos 2010 Perşembe

Kantar

Öğrendim ki adınmış ...........
Seni görünce kalmadı dişimde tartar
Götünün maşallahı var, gergedan kadar
Boşuna uğraşma, bulamazsın kendini tartacak kantar

İlk görüşten anlamıştım, sanki sansar
Sevimli görünmeye çalışsan neye yarar
Kevaşe desem emin ol iltifat kaçar
Senin gibi görmedim hayatımda ben kaşar

Nasıl buluyorsun o göte girecek hıyar
Emin ol görünce adamın midesi kalkar

Olmuşsun deli gibi hıyar arar
Bi bira ısmarlayan herkes önce dayar,
Gerisini biliyorsun 2 günde 5 kişi kayar
Ama tatmin olamazsın tüm cihan kayana kadar!

N.Orkun Çeviker

dipnot: eski bir bok yemeye bayılan bir 3. şahısa zamanında yazdığım şiir, notların arasından çıktı paylaşayım dedim. kelimeler kibarlaştırılmıştır :)

15 Ağustos 2010 Pazar

Huzur.

Uzuuuun uzun zaman evvelden beri ruhumu okşama zahmetine bulaşmayan huzur ile karşılaştım geçenlerde. Hal hatır sordu önce, şaşırdım. Yüzünde tatlı bir tebessümle gözlerimin içine baktı, korktum. Sandım ki kalan herkes gibi, kalan her duygu gibi duygularımı incitecek, yaralayacak, arkasına bakmadan çekip gidecek... Bir adım attı bana, irkildim, dengemi kaybedip sendeleyerek kaldırıma kapaklandım. Kalbim bir yandan deli gibi atarken, zihnim allak bullak olmuştu ki, dizlerinin üzerine çökerek gözlerini gözlerimin izasına getirdi. Ruhum çıkacak gibi oldu, bir yandan deli gibi çırpan kalbimin ritmine hakim olmaya çalışırken, biyandan da hareketlerini gözlemlemeye çalışıyordum ki, elini yanağıma yasladı. Anlam veremediğim gözyaşlarım dökülmeye başladı yanaklarımdan aşağı... Parmaklarının arasından akan yaşlarımın yere düşerken çıkardığı sesleri duyar gibi oldum. Ağzım açık ne diyeceğimi bilemezken, beni bu zahmetten kurtararak 'ben geldim.' dedi. Öncekiler gibi sonunda 3 nokta olmayan bir gelişti bu, açık ve net. Sonu belli olmayan değil, tüm sadeliyle geldiğini söylüyordu. 'Hoşgeldin.' dedim.

N.Orkun Çeviker

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Bu kadar açık ve net!
"İnsanın ruhunu yücelten bir acı, ucuz bir mutluluktan evladır."
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
____________________________________________________________________

Evet çok iyi anladın, ucuz bir mutluluktan başka birşey değildin, olamazdında! Kendini ulaşılmaz hint kumaşı sanmaya devam et! Çekebileceğim kadar acıyıda çektirdin zaten. Artık huzur geliyor hayatıma, saf ve sade birşekilde huzur! Senin vermekten yoksun olduğun bir duygu!

7 Ağustos 2010 Cumartesi

YETER!

Neyim var neyim yoksa emdin sömürdün, ruhumu içtin seninmiş gibi, yaşama sevincimi emdin vücudumdan sana aitmiş gibi! Geriye içi boş bir beden bıraktın, öyle bir şey yarattın ki sonunda sen bile kabullenemedin bu yarattığın boşluğu! Tüm iyi niyetimi suistimal ettin, ipleri eline verdikçe istediğin gibi sürdün ilişkiyi vura çarpa! İki zır karakterdik; ya birbirimizi tamamiyle tamamlayacaktık, yada gitgide kopacaktık. Birbirimizi tamamlayabilmek elimizdeydi ama sen mahvettin herşeyi! Yoksun artık! Olmayacaksın da! Bunu kafana sok! Bir daha asla hayatıma sokmayacam seni, ruhumu kirletmene müsaade etmeyecem! Herşeyimi almana izin vermeyecem, maddi manevi tüketemeyeceksin beni! Git yoluna kimle nereye gideceksen git! Yeter! YETER! YETER!!! Nesin sen?! Kimsin sen?! Ne hakkın var hayatımın en güzel yıllarının içine etmeye:? Kimsin ki beni kontrol edebileceğini zannediyorsun! Defalarca kendimi çiğnedim şans verdim, ama yetti artık! Ne halin varsa gör, umurumda değilsin artık! Öyle ağzıma sıçıp sıçıp, sonrada 2 düzgün konuşup, herşeyin planladığın şekilde gitmesini bekleyecek kadar aptal olamazsın! Yada planını bu şekilde devam ettirebilmen için benim bu kadar salak olacağımı düşünemezsin! Hepiniz aynısınız, hiçbirinizin birbirinizden farkı yok! İlgi delisi ego manyakları! İyi oku bu satırları, bunlar daha ne ki, daha neler var söyleyemediğim! Yaşattığın onca boka rağmen, benim yinede söylemekten çekindiğim onca şey! Senin kadar düşüncesiz, empati kurmaktan yoksun, insanlığından şüphe duyduğum biri daha yok şu an! Çok yoruldum, çok! Bittim tükendim artık! Senin saçma sapan oyunlarına alet olmayacam daha fazla! Biliyorum daha önceden çok söyledim bunları ama bu defa son olacak! Sana demiştim! Şu an bulunduğumuz noktanın tek sorumlusu yalnızca sensin!! Gün gelecek bana yaşattıklarının, herşeyin pişmanlığını çekeceksin! Unutmayacam yaşattıklarını! Belki özleyecem ama emin ol içimde yarattığın öfkeyi, tiksinmeyi bastıramayacak hiçbişey! Şimdi bütün bunları iyice sok kafana! Bitti! BİTTİ! TAMAMEN BİTTİN! Ve sakın bu yazdıklarımı burnumdan getirebileceğini düşünmeyesin, bu fırsatı vermeyecem sana!

N.Orkun Çeviker

5 Ağustos 2010 Perşembe

Boşver sorma beni... (v2)

Boş ver sorma beni... Nasılsın deme bana, sorma son günlerde neler yaptığımı… Boş ver beni... Bugüne kadar nasıl sormadan dayandıysan bundan sonrada dayan, sorma nasıl olduğumu, söyleyemem, anlatamam nasıl olup neler hissettiğimi. Onun için boş ver sorma bana nasılsın diye… Ben yine bakarım bir şekilde başımın çaresine, bir şekilde alışırım sensizliğe… Bir yolunu bulurum elbet… Boş ver beni, sorma nasılsın diye, merak etme beni daha öncede etmediğin gibi… Ağlama benim için, dökme o kıymetli gözyaşlarını, ben fazlasıyla döküyorum zaten bide sen dökme benim için, bırak kalsınlar seninle, kıyamam senden kopan her bir parça için… Bu saatten sonra dökme benim için o yaşları, artık silmek için yanına gelemem, yanındaykense silmek için dokunamam gözyaşlarına, kırılırlar. Cesaret edemem dokunmaya hele ki her şey bitti demenden sonra, yaklaşamam yanına, bakamam gözlerine, yanında gözyaşlarına boğulmayı göze alamam, yapamam bu deliliği… Onun için sorma beni, boş ver, sorma nasılsın diye… Beni boş ver bundan sonra sadece seni konuşalım, yaptıklarından bahsedelim, senin dertlerine çözüm bulalım, senin sevinçlerini kutlayalım, senin planlarından bahsedelim, senin doğum gününün kutlayalım. Boş ver beni, bu saatten sonra hiç mevzubahis etmeyelim beni. Ne yaptığımı, ne yapacağımı sorma bana bu yüzden, doğum günümüde boş ver, hatırlama eğer gelirse de aklına, onuda kutlamayalım, her şey gibi onuda ben hallederim, kutlarım her şeyde olduğu gibi bir başıma. Yorma sen kendini beni düşünerek, ben erkeğim ya bakarım başımın çaresine, bulurum elbet her şey gibi onunda bir yolunu. Onun için boş ver beni, sorma son günlerde neler yaptığımı, sorma gurbet elde aç olup tok olmadığımı, boş ver sorma beni, boş ver sorma bu saatten sonra daha önce sormadığın gibi, yine sorma… Sanki soracakmışsın gibi kalsın, bırak böyle bileyim. Bari bunu için dökmeyeyim gözyaşları, boş ver hiçbir şeyi sormadığın gibi bunuda sorma, boş ver beni… Unut ne çok sevdiğimi…


N.Orkun Çeviker

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...