11 Aralık 2010 Cumartesi

Bir Rüya İçin Ağıt

Tiyatral bir rüyanın son perdesinde gibiyiz. Ben uyanmak istemeyeni, sen ise biran evvel uyanıp gözlerini ovalamak isteyeni oynar gibiyiz. Oysaki rüyayı mutlu kılabilmek için tüm iyi niyetimle elimden geleni yapmıştım. Biliyorum son perdeyi er ya da geç oynayacağımızı fakat hüzün dolu bir finalin hele ki bu kadar erken olabileceğini aklıma getirmemiştim hiç. Kaçınılmaz olan bir sonu bu kadar kötü oynayabileceğimizi düşünemezdim bile… Sence de iyi bir sona hazırlıklı olmamız gerekmez miydi? Dediğin gibi kaybedeceğin bir şey yoktu, nede olsa gidecek olan sen, geride kalansa ben. Keşke aynı anda gidebilme gibi bir ihtimalimiz olsaydı da omuzlarıma çöken yükü hafifletebilseydim. Neyse ki artık daha zor yaralanıyorum ve daha kolay kabuk tutabiliyor yaralarım. Buda benim züğürt tesellim işte… Kimseyi suçlamıyorum, suçlu hayatın ta kendisi ki, tabi bir mutluluğu bana hak görmeyen. Yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış insanların hayatıma girmesine neden olan. Tüm yanlışlıkların koca bir hata olan ‘ben’in etrafında toplanması. Alışıyorum buna, alışıyorum yaşanmışlıkların bir adım ötesine geçemeyip, hayallerin metrelerce berisinde kalmaya. Hayatımla paralel tuttuğum hayallerimi birbiriyle kesiştirememeye alışıyorum. Alışmaktan öte kabulleniyorum istemeyerek. Herkes gibi bende değişiyorum… İyi değiliz, iyi değilim ve iyi rolü oynamak dahada kötü yapıyor beni.

Nevzat Orkun Çeviker

3 Haykırış :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...