22 Aralık 2010 Çarşamba

Uyku

Son 4 5 gündür hiç uyanasım gelmiyor, o kadar güzel rüyalar görüyorum ki, yaşanmışlıklarımın aksine, samimi, içten ve mutlu. Uyuyabildiğim kadar uyumayı yeğliyorum, bu yüzden son zamanlarda okulu biraz askıya aldım. Uyanıyorum, tekrar yorganın içine kafamı gömdükten bir süre sonra yine uyuyorum ister istemez. Sonra tüm günümü o rüyaların hayaliyle, kafamın içinde olan yeniden gösterimleri ile geçiriyorum. Sanırım yönetmenlerde kendi çektikleri filmler için aynı şeyi söylüyorlardır. Farkındayım kendimi oyalıyorum, gerçekleri görmemek adına tutunacak şeyler arıyorum. Ama er ya da geç yüzümde patlayacak o gerçeklerinde farkında değilim denemez. Sadece erteliyorum, hayatıma dair kurduğum tüm planlar gibi acılarımı da erteliyorum. Olur ya, tıp ilerledi, belki derdimin bir çaresi bulunurda ertelediğim acıları çekmeden kurtulabilirim bir gün. Veya bir sabah gözümü açtığımda asıl tüm bunların rüya olduğu sürprizi ile karşılaşırım. İşte o zaman içten bir 'yaşasın' sözcüğünü duyar benden bu hayat. Yoksa bu gidişte, 'otur yerine, sıfır' cümlesini daha çok duyacak benden...

Nevzat Orkun Çeviker




Well, I know the words,
But I can’t really speak them,
To you.
And I hide all the pain,
That I’ve gained with my wisdom,
From you.
And I’m eaten alive,
By what I hold inside.
All the things that I live with,
I can’t easily hide.
And I’m left here with nothing,
Nothing to live for;
But you.
It’s not easy to hide,
All this damage inside.
And I’ll carry it with me,
Until I’m not alive.
When you look at my face,
Does it seem just as ugly,
To you?
And I can’t seem to erase,
All the scars I have lived with,
From you.
I’m so sick of this place,
And this taste in my mouth.
Cause of you I can’t figure,
What I’m all about.
And I’m left here with nothing,
Nothing to live for but you.
It’s not easy to hide,
All this damage inside.
I’ll carry it with me,
’til I’m not alive 

Türkçe Çevirisi İçin --->

5 Haykırış :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...