7 Mart 2011 Pazartesi

Eskiz

Hayatım bir eskiz kâğıdıymışçasına karalandı, silindi ve tekrar karalandı. Ve her defasında silerken yıpranan sayfalarımdı aslında alnımdaki kırışıklıklarım, sildikten sonra kalan iz idi ağarmaya başlayan saçlarım, defterin yırtılan cildi ise günbegün eğilen omurgamdı aslında. Her yeni hikâye daha da yordu beni. Yapraklarımın taşıyamayacağı yüklerdi hikâyelerim; ilk sayfalarının düzgün el yazısıyla yazılıp, çevirdiğim her sayfada okunamayacak hale gelen bir yazıydı hikâyemi anlatan kelimeler, cümleler. Sayamadım kaç yaprağım boşa heba oldu yırtılıp, buruşturularak bir kenara atılan. İlkokuldaki defterleriniz gibiyim bir bakıma, ilk haftalar özenle çevrilen yapraklara özenerek yazılan kelimeler birkaç ay sonra hunharca yazılmaya başlanırya; benim hikâyelerimde öyle yazıldı işte. Tek fark şuradaydı ki; oda sizin her zaman yeni bir defter alma şansınızın olmasıydı.

Nevzat Orkun Çeviker

2 Haykırış :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...