4 Kasım 2012 Pazar

Kayboluş


Özlüyorum senle hayata karşı attığımız umarsızca kahkahaları.  Zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık, hayatın bizi devirmeye çalışmasına karşın eğlenmeyi başarabiliyorduk. Umursardık birbirimizi, değer verirdik, sakınırdık gözümüzden bile. Konuşmalarımız, gülümseyişlerimiz... Kaybolurdum bir tebessümünde dahi... Gözlerinden yayılan ışıltıda kamaşan gözlerim vardı. Hani küçükken gözlerin yumulu halde güvendiğin aile şefkati gibi, kaybolurdum sende nereye olduğunu umursamadan. İnanırdım, güvenirdim. Ya şimdi? Kayboldum götürdüğün derinliklerde bir başıma, korkuyorum, tamamıyla kaybettim kontrolümü. Herşeyi batırmış gibi kayboldum labirentinde, bulamıyorum senle bulanmış bu duygulardan nasıl çıkacağımı. Kazandığım her güzellik için hayatın bana bahşettiği bu kaybedişe anlam veremiyorum. Yoruldum çok. Dizlerimin üzerine yığılıyorum bir son olmasını ümit ederek. Umursanmıyorum, kaile alınmıyorum, varlığımdan şüphe duyuyorum an itibariyle. Bir düşmüydüm yoksa kabus mu? Bilmiyorum... Bekliyorum hayatla yüzleşmeyi, bekliyorum yapacağım hamlenin geleceği zamanı. Kaybettim. Ve hayata tutunabilmek için hiç jeton kalmadı ceplerimde.

Nevzat Orkun Çeviker

0 Haykırış :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...