24 Temmuz 2013 Çarşamba

Ölüyorum


Ölüyorum, ölüyorum da diyemiyorum sana, diyemiyorum insanlığa. Salınıyor ruhum her gece ölümden ölüme.  Ölümlerden ölüm seçiyorum düşlerimde kendime, her seferinde farklı bir son düşüyor payıma, farklı bir ölüm. Eninde sonunda elbet gelecek olana bu kadar özlem ile kucak açmak artık elimde kalan tek şey belki de. Ona da sıkı sıkı sarılıyorum ki, almasınlar onu da elimden. Benim ölümüm, yalnızca benim olmalı. Üzerinde söz hakkına sahip olabileceğim tek şey belki de.  Ne adı için eşimle tartışabileceğim bir bebeğim olacak, ne de o bebeğin bir annesi. Bunları konuşup tartışacağıma, kafamın içinde ikiye bölünüp kendi payıma düşenin iddia sahibiyle, savunma tarafını oynayacağım, defalarca aynı ipin üzerinde gidip geleceğim, bir yarım diğer yarımı defalarca ipten aşağı itecek, bense defalarca öleceğim bu sonu olmayan oyun içerisinde. Kurşun kalemle yaptığım bu oyunlar, zamanı geldiğindeyse tükenmez kalemle işlenecek hayat defterime. O ana kadarsa kimse hiç bir şey bilmeyecek, işinize de gelecek bu elbette. Duymak istemediğiniz sesim, o gün kulaklarınızı tırmalayacak, vicdanlarınızı parçalayacak, şaşkınlık içerisinde iki damla yaş ve beni öven iki cümle ile birlikte akıtacaksınız vicdanlarınızda ki günahlarınızı.


Nevzat Orkun Çeviker
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...